Ana Sayfa Blog

ÇALIŞAN KADINLARA BÜYÜK DESTEK!

Devlet nüfusun yaşlanma hızının artması üzerine aileleri çocuk yapmaya teşvik etmek amacıyla ailelere destekte bulunuyor. Bu desteklerden birisi olan çocuk parası doğum yapan tüm annelere veriliyor. İlk çocukta 300, ikincide 400, üçüncüde 600 lira ödeniyor. İkiz, üçüz gibi çoklu doğumlarda da çocuk başına 150 lira ödeniyor.

Anneye yapılan en yüksek tutarlı ödeme doğum (rapor) parası. Bu para maaşa göre değişiyor ve 112 gün üzerinde hesaplanıyor. 2019’da en düşük 6.367 lira olan bu ödeme 1 Ocak itibarıyla 7 bin 334 liraya yükseltildi. Brüt maaşı 6 bin lira olan bir anneye 14 bin 933 lira alacak. Para annenin adına açılan Ziraat Bankası hesabına yatırılıyor. Paranın yatıp yatmadığını turkiye.gov.tr üzerinden kontrol edin.
EMZİRME ÖDENEĞİ
SGK, halk arasında süt parası olarak bilinen emzirme ödeneği de veriyor. Bu para için anne ve eşinin SSK veya Bağkur’lu olması ve en az 120 gün prim ödemesinin bulunması yeterli.
6 AYA KADAR YARIM GÜN
SSK’lı çalışırken doğum yapan kadınlar, analık izni sonrası birinci doğumda 2 ay (15+15 gün, ikinci doğumda 4 ay, sonraki doğumlarda 6 ay süreyle yarım gün çalışıp tam maaş alıyor.

KREŞ TEŞVİĞİ
0-60 (5 yaşına kadar) aylık çocuklarını kreş, anaokullu veya gündüz bakımevine gönderen sigortalı çalışan anne, her ay 650 lira destek sağlanıyor. Bu destekten de kesin tarihi itibarıyla son bir yılda SGK’ya bildirilen kazancın aylık ortalaması, brüt asgari ücretin 2 katını (2020 için 5.886TL)aşmayan anneler faydalanıyor. Devlet ayrıca kreş yapan işverene de vergi muafiyetinde bulunuyor.

SGK Duyurdu: “30 Nisan’a Kadar Ertelendi”

SGK harekete geçti o borçları erteledi.Ayrıca depremden önce sigorta girişi olan ve 30 gün prim bildirimi yapılmış olanlara aylık bağlanma imkanı getirilmişti.

Ezbere bildiğimiz bu acının tarifi yok ama bir şey var ki yazmadan edemeyeceğim;  Yeniden milletçe birbirimize sarılma hali, kenetlendiğimizde rihter ölçeklerine bile kafa tutabilme, bir olunca yaraları beraber sarmayı hatırlamanın gururunu yaşıyoruz…  Gönüllü arama kurtarması, battaniyesini kapıp yola çıkanı, Elazığ üşüme diye tezahurat yapıp tribünlerden atkılarını sahaya atan binlerce taraftarı, maddi manevi tüm desteğini sağlayanı ve daha nicesi… Devletin tüm bakanlıkları var gücüyle ilk dakikadan itibaren vatandaşımızın yanında oldu. İşte bu bakanlıklarımızdan, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Elazığ ve Malatya’daki depremzedelerin SGK prim ödemelerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.  Bakan Selçuk, “24 Ocak 2020 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle Elazığ ve Malatya’da iş yeri ve işverenlerimizin yanında olmak adına SGK prim ödeme süresini 30 Nisan 2020 tarihine kadar uzatıyoruz” dedi. 

‘ERTELENEN BORÇLAR FAİZSİZ TAKSİTLENDİRİLECEK’ 

Ertelenen prim borçlarının tamamına faizsiz taksitlendirme imkanı da getirilecek. Ayrıca yazılı başvuru yapılması halinde azami 12 aya kadar tecil faizi alınmaksızın ertelenen bu borçların taksitlendirilmesi imkanını da sağlanacak.

DEPREM MAĞDURLARINA BAŞKA HAKLAR SAĞLANACAK MI? 

Malum ülkemiz deprem kuşağında. Son 20 senede birçok şehrimizde bu gerçeği acıyla tecrübe ettik.2011 yılında Van şehrimizde art arda yaşanan depremlerden sonra 5510 sayılı kanunda değişikliğe gidilmiş ve deprem mağduru vatandaşlarımıza farklı haklar tanınmıştı. “19/5/2011, 23/10/2011 ve 9/11/2011 tarihlerinde meydana gelen depremler sonucunda malul kalan sigortalılar ile ölen sigortalılar için, malullük ya da ölüme sebep olan deprem tarihinden önceki döneme ilişkin olarak en az 30 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi veya bir aylık kesenek ile karşılık ödenmiş ve bu süreye ilişkin sigortalı tescil işleminin Kanunda belirtilen sigortalı bildirim sürelerinden kaynaklanan haller saklı kalmak kaydıyla deprem tarihlerinden önce yapılmış olması şartıyla, Kanunda öngörülen prim ödeme süresi, hizmet, prim ve prime ilişkin borcu olmama ve sigortalılık sürelerine ilişkin diğer şartlar aranmaksızın bu Kanun hükümlerine göre Kurumca kendilerine veya hak sahiplerine aylık bağlanır. Bu şekilde bağlanan aylıklarla ilgili Kanunda öngörülen prim veya kesenek ile karşılıkların eksik olan kısmı Maliye Bakanlığı tarafından Kuruma ödenir. Bu konudaki usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığınca müştereken tespit edilir. Birinci fıkra kapsamına girenlerden depremler sonucunda yaralanan veya engelli hâle gelenlere verilecek protez, ortez, araç ve gereç bedelleri için katılım payı alınmaz.

 Bu düzenleme ile 30 günü olanlara hak tanınmıştır.” 

Bu uzun düzenlemenin mealini açıklamak gerekirse; Depremden önce sigorta girişi olan ve 30 gün prim bildirimi yapılmış olan vatandaşlarımıza aylık bağlanma imkanı getirilmiştir. Bu hakların Elazığ ve Malatya şehirlerimizde vefat edenlerin yakınlarına ve yaralanan vatandaşlarımıza verilip verilmeyeceğini enkazın acısı geçtikten,depremin ateşi söndükten sonra bekleyip göreceğiz. Bu vesile ile, Depremde hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.Nefesimiz nefesiniz olsun, mucizeler yüzümüze gülsün,yüce Rabbim milletimize böyle acıları bir daha yaşatmasın…

ELAZIĞ VE MALATYA’DA PRİM ÖDEME SÜRELERİ UZATILDI!

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, yaşanan deprem nedeniyle Elazığ ve Malatya’da iş yeri ve işverenlerin yanında olmak adına SGK prim ödeme süresinin 30 Nisan 2020 tarihine kadar uzatıldığını bildirdi.

Bakan Selçuk, yaptığı yazılı açıklamada, “24 Ocak 2020 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle Elazığ ve Malatya’da iş yeri ve işverenlerimizin yanında olmak adına SGK prim ödeme süresini 30 Nisan 2020 tarihine kadar uzatıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ertelenen prim borçlarına faizsiz taksitlendirme imkanı getirileceğini de aktaran Selçuk, şunları kaydetti: “Ayrıca yazılı başvuru yapılması halinde azami 12 aya kadar tecil faizi alınmaksızın ertelenen bu borçların taksitlendirilmesi imkanını da sağlıyoruz. Bu vesileyle depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha rahmet, yakınlarına sabır, aziz milletimize de geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Devletimiz her daim vatandaşlarımızın yanında.”

ASGARİ ÜCRETLİYE DEVLET KATKISI!

Hükümet asgari ücretliyi enflasyon karşısında korurken işverenlere de desteğini sürdürüyor. Bu yılda asgari ücret ile çalışan her işçi için işverenlere 75 liralık destek yapılacak. Geçtiğimiz yıl uygulanan desteğin aynı şartlarda devam ettirilmesi bekleniyor. Buna göre geçen yıl günlük 5 lira olan destek miktarı bu yıl 2.5 lira olarak uygulanacak.

KİMLER YARARLANABİLİYOR?
Destekten özel sektör işverenleri ile kamu idareleri dışında kalan diğer kamu işyeri işverenleri yararlanabiliyor. Bu destekten yararlanacak işçilerin ise SSK’lı yeni adıyla 4A’lı işçiler olması gerekiyor. Geçtiğimiz yıl uygulanan yönteme göre işçi sayısının 2019 Ocak-Kasım döneminde bildirilen en az sayıdaki işçiden az olmaması gerekiyor. Bu yıl tescil edilen işverenler ise ilgili ayın prim ödeme gün sayısına göre destekten yararlanacak. Asgari ücret desteği kapsamında sağlanacak indirim tutarı, asgari ücret desteğine esas prim ödeme gün sayısının 2.5 TL rakamı ile çarpımı suretiyle hesaplanacak ve takip eden ay/aylardan doğan sigorta prim borçlarına mahsup edilecek. Bu kısmı Hazine karşılayacak.

İŞVEREN İÇİN ŞARTLAR NELER?
İşverenlerin destekten yararlanabilmesi için SGK’ya belgelerini zamanında vermesi ve borçlarını zamanında ödemesi gerekiyor. Borçlarını yapılandıranlar da destekten yararlanabiliyor. Ayrıca kayıtsız işçi çalıştırmaması, maaşları eksik bildirimde bulunmaması da isteniyor.
Asgari ücret desteğinden faydalanmak için herhangi bir başvuru gerekmiyor. SGK tarafından otomatik olarak hesaplanarak işverenin ödeyeceği primlerden mahsup ediliyor. Ev hizmetlerinde 10 gün ve daha fazla çalışanlar da asgari ücret desteğinden faydalanabiliyor.

TÜRKİYE YOLSUZLUK ALGI ENDEKSİ’NDE GERİLEDİ!

Yolsuzlukla mücadele eden Uluslararası Şeffaflık Örgütü 2019 yılı Yolsuzluk Algı Endeksi’ni açıkladı. 180 ülkenin değerlendirildiği endekste, Türkiye 39 puan alarak 91’inci sıraya geriledi. İstanbul’da bulunan Uluslararası Şeffaflık Derneği tarafından yapılan açıklamaya göre, geçen yıla göre 2 puan daha kaybeden Türkiye, sıralamada bir yıl içinde 13 basamak geriye düştü.

Açıklamada, 2013 -2019 yılları arasında en çok düşüş yaşayan üç ülkeden biri olan Türkiye’nin, bu sürede 11 puan kaybederek 38 sıra gerilediğine dikkat çekildi. Bu dönemde, en çok puan kaybeden diğer iki ülke is Macaristan ve Saint Lucia olarak kaydedildi.

Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin açıklamasında, Türkiye Avrupa Birliği (AB) ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri ile karşılaştırıldı. Buna göre, Türkiye, AB üyesi 28 ülke ile karşılaştırıldığında en son sırada yer alıyor. Türkiye, endekste 36 OECD üyesi ülke arasında sondan ikinci sırada, G20 ülkeleri arasında ise sondan dördüncü sırada bulunuyor.

Türkiye’deki gerilemenin nedenleri

Uluslararası Şeffaflık Derneği, Türkiye’nin Yolsuzluk Algı Endeksi’ndeki bu gerilemesini “gücün, otoriter rejimlere benzer bir yoğunluk ile yürütme erkinde ve tek elde toplanması, yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkelerine yönelik ihlaller, kamu kurumlarının, özellikle de denetleyici ve düzenleyici kurumların etkisini ve işlevini yitirmesi, Meclis’in denetleme ve hesap sorma gücünü kaybetmiş olması” ile açıkladı.

“Cezasızlık ve yargının yolsuzlukla mücadele gücünün zayıf olması endeksteki düşüşün nedenleri arasındadır” denilen açıklamada, bazı adli istatistiklerden örnekler verildi. Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar başlığındaki suçlar için verilen ‘kovuşturmaya yer yoktur’ kararlarının oranının yüzde 29’dan yüzde 47’ye, Kamu Güvenine Karşı Suçlar başlığında ise oranın yüzde 23’ten yüzde 45’e yükseldiği belirtildi.

Dernek, Türkiye’de kamu ihalelerinin yeterince şeffaf olmadığına da dikkat çekti. “Türkiye’de Kamu İhale Kanunu’nda yapılan 200’e yakın değişiklik” değişiklik eleştirilerek 2004 yılında yüzde 75 olan açık ihale oranının 2019 yılının ilk 6 ayında yüzde 63’e kadar düştüğü belirtildi. Açıklamada, “Kamu ihalelerinin gerekli şeffaflık, denetim ve hesap verebilirlik mekanizmalarından yoksun bir biçimde yürütülmesi, ahbap çavuş kapitalizmi eleştirilerini artırmaktadır ” ifadesi kullanıldı. “Kamu kaynaklarının denetlenemediği” belirtilerek “siyasetin finansmanı ile siyasal etik konularını düzenleyen yasal çerçevenin zayıflığının yolsuzluk riskini artırdığına” vurgu yapıldı.

Türkiye’nin bu endekste “ülke tarihindeki en düşük sırayı aldığını” vurgulayan Uluslararası Şeffaflık Örgütü Yönetim Kurulu üyesi ve Uluslararası Şeffaflık Derneği Başkanı E. Oya Özarslan, “bu durumun kamu kaynaklarının dağılımı konusunda gittikçe artan kaygıları derinleştirerek sosyal eşitsizlikler yarattığını” ifade etti. Özarslan, bu durumun aynı zamanda Türkiye’nin “rekabetçiliğini ve yatırım çekebilme kapasitesini düşürdüğünü” kaydetti. Özarslan, “Acilen kurum ve kuralların işlediği ve denge denetleme mekanizmalarının bulunduğu tam demokratik bir sisteme dönülmeli” çağrısında bulundu.

İlk sırada Danimarka ve Yeni Zelanda var

2019 yılı Yolsuzluk Algı Endeksi’nin ilk üç sırasında 87’şer puan alan Danimarka ve Yeni Zelanda ile 86 puan alan Finlandiya bulunuyor. Endeksin son sıralarında ise 9 puanla Somali, 12 puan ile Güney Sudan ve 13 puan ile Suriye yer alıyor.

Yolsuzluk Algı Endeksi, uzmanların, sivil toplum örgütlerinin ve iş insanlarının kamu kesimindeki yolsuzluğa dair algılarını yansıtıyor. En az üç uluslararası kurumun yürüttüğü araştırmanın bulgularına dayanarak hazırlanan endekste, 0 puan yolsuzluk algısının yüksekliğine, 100 puan ise yolsuzluk algısının düşüklüğüne işaret ediyor. Endeks, 1995 yılından beri her sene yayınlanıyor.



MAAŞ FARKLARI ÖDENMEYE BAŞLANDI!

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Memur emeklilerinin maaş farklarının bugün itibariyle ödenmeye başlandığını duyurdu.

BAĞ-KUR EMEKLİLERİ 25-28 OCAK ARASINDA ALACAK
Bakan Selçuk, SSK emeklilerine aylıklarının 26 Ocak’a kadar, Bağ-Kur emeklilerine ise 25 ila 28 Ocak’ta ödeneceğini bildirdi.

500 MİLYONDAN FAZLA ÖDEME YAPILACAK
Bakan Selçuk, bu kapsamda 2 milyon 274 bin 975 kişiye, toplam 500 milyon 288 bin 542 lira 74 kuruş tutarında maaş farkı yatırılacağını belirtti.
BANKA VE PTT’DEN ALINACAK
Hak sahiplerinin ek ödemelerini aylık almakta oldukları banka ve PTT Şubelerinden alabileceğini belirten Bakan Selçuk, açıklamasında emeklilerin yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayarak, “Çalışarak ülkemizin kalkınmasına katkı sunan, alın teri döken, ülkemizin her bir karışında emeği ve hizmeti olan emeklilerimize, yapılacak ek ödemelerinin hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı

EMEKLİLER PROMOSYON ÖDEMELERİNİ 1 MART İTİBARİYLE ALACAK!

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile bankalar arasında 1 Mart 2017 tarihinde imzalanan protokolle ilk defa toplu olarak başlatılan emekliler için promosyon uygulamasında 3 yıl geride kaldı. Bu dönem için bin lira aylık alanlara 300, bin ila 2 bin lira arasında aylık alanlara 375, 2 bin lira üzeri aylık alanlara ise 450 lira olarak uygulanan banka promosyonu için birçok emeklinin sözleşme süresi Şubat ayı itibarıyla sona erecek. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile Türkiye Bankalar Birliği Şubat’ta masaya oturacak.

1 MART İTİBARİYLE ÖDEMELER YAPILACAK
Promosyon için emekli bankaya gidip 3 yıl geçerli promosyon sözleşmesi imzalıyor. Emekliye ikinci promosyon olarak 1 Mart 2020 itibarıyla yeni ödemeler yapılacak.

BİN 250 TL’YE KADAR ÖDEME YAPILIYOR
Emeklileri promosyon ödemeleri bankalar arasındaki rekabeti kızıştırdı. Bazı bankalar emekli maaşını üç yıl boyunca kendisinden alma sözü veren emeklilere bin 250 TL’ye varan nakit kazanma fırsatı sunuyor.

Memurların Mesai Saati Değişiyor! İşte Yeni Model…

Milyonlarca 4/A’lı çalışan 2016 yılından itibaren yarı zamanlı çalışma sistemine kavuştu. Ancak yarı zamanlı çalışma sistemini 3 milyonluk 4/C’li kamu personelleri de bekliyor. 2016 Yılından itibaren hayata geçirilen sistem en çok kadın sigortalıların işine yarıyor. Okul çağına kadar çocuklarına bakmak isteyen 4/A’lı anneler yarım gün çalışarak kalan yarım günlerini çocuklarına ayırabiliyor. 

Yarı zamanlı çalışma nedir, kimler faydalanır?

Doğum yapan sigortalı çalışan annelerden doğum izni bitimi sonrası işyerine dilekçe ile müracaat ederek yarı zamanlı çalışma süresini başlatıyor. Yarı zamanlı çalışmada herhangi bir ücret kesintisi olmaksızın kişilere yarım gün çalışma imkanı sunuluyor. Ücretin yarısı işsizlik fonundan karşılanmaktadır. Yalnız burada ücretin işsizlik fonundan çıkan kısmı asgari ücrete göre ödenmektedir. Yani 10 bin lira maaş alıyorsanız 5 bin lirayı işvereniniz ödüyor kalan kısım ise 5 bin lira değil, mevcut asgari ücretin yarısı şeklinde ödeniyor. Çalışılmayan yarım gün için 2020 yılına göre 49,05 TL ödeniyor. Yarı zamanlı çalışma uygulamasından faydalanmak isteyen sigortalının son üç yıllık hizmet süresinde kesintisiz 600 gün işsizlik sigortası primi bildiriminde bulunmuş olması gerekiyor ve bir ay öncesinden işverene yazılı bildirimde bulunulması şartı aranıyor.

Yararlanan memurlar çıktı!

Geçtiğimiz yıllarda Emniyet Genel Müdürlüğünde hizmet veren bir polis memurunun talebinin reddedilmesi sonucu kişi mahkemeye müracaat etmiş ve bu haktan mahkeme kararıyla faydalandırılmıştı. Yasal bir kanun düzenlemesi bulunmadığından yararlanmak isteyen kişiler yargı yoluyla bu haklarını kullanabiliyor.

Memurlara daha kapsamlı bir yönetmelik geliyor!

4 Yıldır bu haktan faydalandırılamayan memurlar için Çalışma Bakanlığı ve Hükümet yetkilileri kapsamlı bir çalışma hazırlamaktadır. 80 Milyonluk ülke nüfusunun %3’lük kesimi memur statüsünde bulunuyor ve bu da kurum yetkililerini sıkıntıya sokuyor.Çalışma bakanlığı, yarı zamanlı çalışma sisteminin uygulanabilirliğini test etmiş ancak sistemin kaldıramayacağını ön görmüştür. Sürdürülebilir bir yarım zamanlı çalışma sistemi uygulaması kurabilmek için en az 1 milyon memur istihdamı daha yapılması gerekmektedir. Bu yönü de oldukça maliyetli olacağından farklı sistemler düşünülmüş ve hemen hemen karar aşamasına geçilmiştir.

Yeni çıkarılacak olan çalışma yönetmeliğinde yarı zamanlı uygulamanın içerisine evden çalışma modeli dahil edilecek. Bu, bir nebze eve işveren işverenler gibi görünebilir ancak hala bürokrasi istenilen düzeyde değil. Kurumların daha interaktif ortamlara taşınması planlanmaktadır.

Evden çalışma modelinde iş almak ve iş teslim etmek için pazartesi ve cuma günleri işyerine uğrama zorunluluğu bulunacak. Diğer günler kişilerin işyerlerine uğrama zorunluluğu olmayacak. Bu sistemi uygun bulmayan kurumlar Bakanlık onayı dâhilinde sistemi değişikliğine gidebilecek. Diğer bir sistemde öğlene kadar çalışma imkânı bulunacak. Bu sistemin de işleyişe uygun bulunmaması durumunda bir gün tam bir gün hiç çalışmama gibi modeller de uygulanabilecek.  

Taslak netleşmeye başladı

Memurların esnek çalışma saatlerine ilişkin taslak netleşmeye başladı. Sistem gönüllülük esasına dayanacak. Böylece memurun yazılı müracaatı olmadan esnek çalışmaya zorlanamayacağı yönetmelik taslağında hüküm altına alınıyor. Esnek çalışma sisteminde zaman dilimi ‘esnek zaman ve çekirdek zaman olarak ikiye ayrılacak. Memurların çekirdek zamanda kurumun çalışma ortamında bulunmaları zorunlu iken, esnek zaman içerisinde bu zorunluluk bulunmuyor. Çekirdek zaman, kanuni günlük çalışma süresi içerisinde en fazla 5 saat olacak şekilde; esnek zaman ise çalışma günü süresi içerisinde çekirdek zaman ve öğle dinlenme süresi dışında kalan süreleri kapsayacak şekilde kurumlar tarafından belirlenecek. Memurlara, günlük çalışma sürelerinin başlangıcını ve bitişini belirlemede serbestlik tanınabiliyor. Ayrıca kurumlar bunu sabitlenmesini de isteyebilecek. Memurlar çekirdek saati içerisinde kurumda bulunmak zorunda olup, doktor randevularını, banka, fatura ve benzeri şahsi işlemlerini esnek zaman içerisinde gerçekleştirmek zorunda olacak.

Uzaktan çalışmada memurlar çalışmalarını, kurumun çalışma ortamı dışında, kanuni günlük veya haftalık çalışma sürelerine bağlı kalmaksızın bilişim sistemi üzerinden yürütecek. Kısmi zamanlı çalışma, hasta, yaşlı ve bakıma muhtaç veya engelli bakım yükümlülüğü bulunan memurlar bu durumlarını belgelendirmek kaydıyla yazılı başvuruda bulunmaları üzerine, bu maddede belirlenen esaslar çerçevesinde kanuni çalışma sürelerinden daha az süreyle çalışmalarını yürütecek.

Ücret kısmı netleşmediğinden bekliyor!

Memurların yeni çalışma modeline ilişkin kanuni çalışmalar sürmektedir ve bu yıl uygulamaya girmesi planlanmaktadır. Çalışma modelleri oluşturulmuş ancak ücret kısmı henüz netleşmediğinden beklemektedir. Sigortalılarda, işsizlik fonu tarafından karşılanan kısım asgari ücret düzeyinde olduğundan problem oluşturmuyor. Ancak çoğu memurun yarım çalışması işsizlik fonundan karşılanmayacak olması yetkilileri düşündürüyor. Hem daha az iş gücü alacak hem daha fazla ücret ödeyecekler.Ücret politikalarında da çalışmalar netlik kazandığında kanunen esnek ve yarı zamanlı çalışma sistemi memurlar için hayata geçmiş olacaktır.

EMEKLİLERE AVANS VERİLECEK Mİ?

2019 yılını ikramiye ve zamlarla kazançlı geçiren emekliler geçtiğimiz günlerde ocak ayı zamlarını da öğrenerek maaşlarını hesaplarında görmeye başladı. Ayrıca emekli olup, maaşını bekleyenlere istemeleri halinde 6 bin 972 liraya kadar avans imkanı sunuluyor. Peki emekli avans başvuruları nasıl yapılıyor?

Emekli maaşının bağlanmasını bekleyenlere Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) avans imkanı sunuyor. Emeklilik başvurusunu yapan ve aylığı 90 gün içinde bağlanamayanlar, yazılı başvuru yaparak avans alıyor. SGK, bu kişilere, net asgari ücretin 3 katına kadar ödeme yapıyor. Yani bu yıl başvuru yapan, 6 bin 972 liraya varan avans alabiliyor.

Avansın bağlanacak gelir ve aylıkların birikmiş tutarından fazla olan bölümü, daha sonra gelir ve aylıklardan 1/4 (yüzde 25) oranında kesilerek mahsup ediliyor. Bu uygulamanın tüm emeklilere yaygınlaştırılması da gündemde. Emekliler, bu imkanı dört gözle bekliyor. Sistem hayata geçerse; emekliler nakit sıkıntısı yaşadıklarında SGK’ya yazılı başvuru yaparak avans isteyebilecek.
Avansın tutarının da 3 maaş kadar olabileceği düşünülüyor. Bu para daha sonra emeklinin maaşından taksitle kesilecek. Avanstan faiz alınmayacak.